“GÜÇ EN SESSİZ YALNIZLIKTIR...”
Güçlü olduğun ilk anı hatırlamazsın.
Çünkü güçlü olunmaz, yük alınır.
Kimse “sen yap” demez.
Sen yaparsın.
Birinin tutması gerekir çünkü.
Ve o biri genelde sensindir.
İşte orada başlar mesele.
Önce küçük şeyleri üstlenirsin.
“Ben hallederim.”
“Boş ver, bana bırak.”
“Sen yorulma.”
Sonra bakarsın, kimse sormuyor artık.
Çünkü sen hep ayaktasın.
Çünkü sen düşmezsin.
Düşmemeyi kendine öğretmişsindir.
Güçlü olmak ilk başta havalıdır.
İnsanların gözünde bir karşılığı vardır.
“Helal olsun sana” derler.
“Sen olmasan biz ne yapardık?” diye eklerler.
Ama kimse şunu söylemez:
“Peki sen ne yapıyorsun?”
Güçlü olmanın görünmeyen bir bedeli vardır.
Yardım isteme hakkını sessizce kaybedersin.
Kimse sana “yoruldun mu?” demez.
Çünkü sen yorulmazsın.
Kimse “bunu taşıyabilir misin?” diye sormaz.
Çünkü sen zaten taşırsın.
Bir yerden sonra güçlü olmak bir meziyet değil, beklentiye dönüşür.
Ve beklentiler insanın beline en sessiz binen yüktür.
Trajik olan şudur:
Herkes sana yaslanır ama kimse seni tutmaz.
Kalabalıkların ortasında tek başına ayakta durursun.
Ve buna “güçlü olmak” derler.
Kara mizah kısmı burada başlar.
Çünkü sen güçlü görünürken içten içe şunu düşünürsün:
“Bir gün gerçekten düşersem, kim kaldıracak?”
Cevap can yakıcıdır:
Muhtemelen kimse. Çünkü kimse seni o hâlinle tanımaz.
Asıl kırılma bir gün gücün gerçekten kalmadığında olur.
Artık idare edemediğinde. Artık “ben de bittim” dediğinde.
İnsanlar şaşırır.
“Sen böyle değildin” derler.
Haklıdırlar.
Çünkü sen hep idare eden hâlinle ortalıktaydın.
Çöken hâlinle hiç görünmedin.
Ve insan o an şunu fark eder:
Güçlü olmak, insanı güçlü yapmaz.
Sadece yalnız bırakır.
En acı tarafı da şudur:
Bir süre sonra sen bile kendine rol yapmaya başlarsın.
“Ben iyiyim.”
“Geçer.”
“Buna da dayanırım.”
Dayanırsın. Ama içinden bir yer sessizce kanar.
Çünkü sen herkes için ayakta duracak alan açarken, kendine oturacak bir sandalye bile bırakmamışsındır.
Belki de bu yüzden bazı insanlar geç toparlanır.
Çünkü önce güçlü olmayı bırakmaları gerekir.
Ve bu, insanın kendine attığı en büyük çentiktir.
Şimdi dürüst olalım:
Siz gerçekten güçlü müsünüz, yoksa artık kimseye “ben de yoruldum” diyemediğiniz için mi ayaktasınız?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder